TASAVVUF

Tasavvuf derin bir felsefe içeren özünde ilahi aşk’a yaklaşmak onunla bütünleşmektir tasavvuf ehli olmak tasavvufu gerçek anlamda yaşamakla olur.tasavvufu yaşamak dünya menfaatlerinden altından,gümüşten,dünya malından uzak olup varlık sahibinin yaradan olduğunu tek sahip onun oldugunu anlamak ile başlar kendini gerçek anlamda bunlardan soyutlayamayan tasavvufu gerçek anlamda yaşayamaz o kişi hala dünya malına dünya menfaatlerine hizmet etmiş sayılır,büyük alim hz.mevlana efendimiz sende aşk yoksa senin ölüden farkın yoktur sen ança ilahi aşk ile diri olursun can bulursun buyurmakdadır,insan dünyada nevsi ile başbaşa bırakılmıştır evet insan varlıgı yani bedeni bu dünyaya ait bu dünyadan bir nesnedir toprakdandır güler,ağlar,açıkır,çanı yanar,hastalanır,fakat insan ruhu bu dünyaya ait değildir,insan ruhu yaradandan insanoğluna bir emanet olarak verilmiştir ölüm anı gelince bu emanet geri alınır ve bu emanet gerçek sahibine geri döner ruh hesaba çekildiği zaman dünyada ne ile meşgüldün mal ile mi? yoksa aşk ve iyi amel ilemi eğer sende ğerçek aşk varsa dünyada bu nesne ile meşgül olduysan sana cennet kokuları sürülür kötü amel ile mal mülk sevdası,kötü işler,kötü sözler ile emaneti teslim etmeye gittiysen sana cehennem kokuları sürülür hz.mevlana yer gök tavaf etmede,her zerre allahı zikir etmede ben neden dönmeyeyim bende evrende bir zerreyim sözleriyle kuyumcu selehattinin kuyumcu dükkanının önünde altın varaklardan gelen seslerle aşk a gelip dönmeye sema etmeye başlamış bu hali güren selehahtin hz.varakta çalışan altın işçilerine vurun altınlar telef olacak diye düşünmeyin sultanlar sultanına feda olsun dünya malı diye haykırmıştı gerçek aşk buydu ğerçek tasavvuf o anda yaşanmıştı.aşıklar meclisinden peygamber kokusu gelir onların sohbetleri hayırlı sohbetlerdir aşıklar meclisinde olmak nasip işi aşık olmak er işidir aşk yolu zor melametli bir yoldur insan varlık nasıl olurda ateşe yaklaşıp buhran yaşamaz ğüneş sıcagına dayanamayan insan nasıl olur ateşe karışır,aşk ateştir yanmaya meil yoksa yalancı heveslerle aşık olunmaz aşk bulunmaz,tasavvuf dinin temeli diregidir temel olmassa yapıda olmaz temel sağlam olmalıdırki yapı sağlam olsun insanlık tüm varlık,tüm nesneler tasavvufa aittir tasavvuf varlıgı aşk a götürür aşk varlıgı allaha götürür,insanoğluna verilmiş kısa bir ömre tamah edip ebedi alemi cennetleri ordaki gül kokularını,ırmakları,meyveleri tüm nimetleri göz ardı edip hayat cehenneminde adeta hiç ölmeyecekmiş gibi sıkı sıkı bağlanmak akla sıgan bir yaklaşım olmaması gerek tasavvuf ile gerçek yolu bulup aşk a yürümek onunla var olmak akıl karı olsa gerekdir!..